1-646-504-2088
help@silencedturkey.org

işkenceci

Kaçırılan Hazine

Meriç nehrinin mezarlığa dönüşmüş karanlık sularına bakarken aklımda tek şey vardı. Çok sevdiğim ülkemden çıkmak. Beşik gibi sallanan kayıkta eniştem, kuzenim ve üç çocuklu bir aileyle birlikte nehirde ilerliyorduk. Ailenin en küçük ferdi bir bebekti ve ağlıyordu. “Kesin şunun sesini yakalanacağız.” diye küfretti bize eşlik eden kaçakçı. Adam her durumda küfreden karanlık bir tipti. Karşıya geçemeden yakalanma ihtimali içimi ürpertti. Enişteme fısıldadım. “Enişte eğer yakalanacak olursak suya atlayıp yüzeceğim haberin olsun.” Eniştem, “Su göründüğü gibi değil akıntı var çamur var boğulabilirsin Allah korusun.” dedi endişeyle. O an düşündüm. Kapkaranlık gecenin ortasında Meriç‟in karanlık ve soğuk sularına baktım. Ben zaten ölüydüm.

Hukukun olmadığı yerde, iftiraya ve zulme uğrayan insanın nefes alamadığını, manen öldüğünü yaşayıp görmüştüm. Sahip olduğunuz her şey birilerinin iki dudağı arasına sıkışmışken yaşamak, yaşamak sayılmazdı. Özgürlüğüme gidebilmek için riskleri göze alacaktım. Bebek hepimizi saran tedirginliği sanki hissediyordu daha yüksek sesle ağlamaya başladı. Annesi çocuğunu susturmak için göğsüne bastırdı. Nefeslerimizi tuttuk.

PDF LINK

Donate Now

 

 

 

Read more

Koltuk Değnekleri

Anadoluda bir insan; Hizmet Hareketiyle bağı bulunmamasına rağmen, sırf evladına ulaşamadıkları için zulüm de sınır tanımayanlar tarafından, ameliyat masasından kaldırılıp hukuksuzca mahkum ediliyor.

Zulüm bununla kalmıyor, yüzde… engelli bir insanın hikayesi de abide insanların bulunduğu mekanları nasıl değiştirip dönüştürdüklerinin en canlı örneklerinden biri. Her zorluğa rağmen, zikrin, şükrün, tevekkülün hüküm-ferma olduğu kalplerin, dillerin mahzun olmayacağının göstergesi onun yaşadıkları.

Bu mücadelelerin kaçıncısı yaşanıyor, bilemiyoruz. Böyle bir durumda önemli olan saflardan saf, oturup kalktıkları yeri bir kandil gibi aydınlatan, üzerine düşen vazifeleri yerine getirme adına yorgunluk nedir bilmeden gece gündüz aksiyon halinde olan, üzerine tevdi edilen vazifeyi yerine getirdiği için hayali suçlamalarla, mesnetsiz iddialarla, üzerlerine kapılar üstüne kapılar kapatılıp, kilit üstüne kilit vurularak, zindanlarda ademe mahkum edildiklerinde bile, karakterlerinin gereğini yerine getirerek, vücutlarındaki düzgün çalışan “et parçası”na uygun bir hal ve tavır ortaya koyarak, tevekkülü elden bırakmayan abide insanların yanında mücadelede yer almaktır.

PDF LINK

Donate Now

 

 

 

Read more

Türkiyede Sistematik İşkence ve Kötü Muamele

PDF LINK

November 2019 / (128 pages)

Türkiye’de özellikle 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminin ardından kitlesel gözaltılar ve tutuklamalar yaşanmıştır. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mart 2019 tarihi itibariyle sadece Gülen Hareketiyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 511 bin kişinin gözaltına alındığını açıklamıştır. Bugüne kadar cezaevine girenlerin sayısı 100 bini aşmıştır. OHAL döneminde daha ağır olmak üzere gözaltına alınanlara ve tutuklulara yönelik sistematik işkence ve kötü muamele suçunun işlendiği tespit edilmiştir.
AST’nin araştırmalarına göre cezaevlerinde tutuklu 93 kişi işkence, kötü muamele ve ihmaller nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Ayrıca gözaltına alma işlemleri sırasında ve işkence altında sorgulamalar neticesinde 11 kişi can vermiştir. AST bu kişileri kayıt altına almanın dışında raporda 10 vakayı mercek altına alarak işkence tespitlerine yer vermiştir.
AST’nin ulaştığı yeni işkence mağduru vakalar sistematik işkence ve kötü muamele eylemlerinin hız kesmeden devam ettiğini göstermektedir.
Bu rapor Türkiyede Sistematik İşkence ve Kötü Muamele ile alakalı çarpıcı gerçekleri sunmaktadır.

Donate Now

 

 

 

Read more