1-646-504-2088
help@silencedturkey.org

Blog

İŞKENCECİLER RAPORU – 2 – Türkiye’de İşkence ve Hak İhlalleri

İŞKENCECİLER RAPORU-2

Susturulmuş Türkiye’nin Avukatları (Advocates of Silenced Turkey – AST), Türkiye’de sistematik hale gelen işkence ve kötü muamele gibi insanlık onuruna karşı işlenen suçların kayda geçirilmesi için raporlar hazırlamaktadır. Elinizdeki rapor, bu suça karışanların, azmettiricilerinin, suçu överek teşvik edenlerin, görevini kötüye kullanarak işkenceci kamu görevlilerini koruyanların delillerle kayıt altına alınması ve bir gün bağımsız hukuk önünde hesap verebilmeleri amacıyla hazırlanan çalışmanın ikinci bölümüdür.

Her yıl yüzlerce işkence mağdurunun, Türkiye’deki insan hakları kuruluşlarına başvurarak hukuk mücadelesi verdiği tespit edilmiştir. Birçok mağdur ise can güvenliği nedeniyle haklarını aramaya çekinmektedir. Yargının bağımsızlığına olan güvenin sarsılması, bu çekincenin önemli gerekçelerinden biridir. İktidarın kontrolü altındaki yargı, işkence suçunu soruşturamaz ve işkencecileri yargılayamaz ve denetim yapamaz hale gelmiştir. Son olarak Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilciliği ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin hazırladığı, “26 Haziran 2021 İtibariyle Türkiye’de Değişik Boyutlarıyla İşkence Gerçeği” adlı raporda da, işkenceyi soruşturmayan savcıların, beraat kararı veren hakimlerin hepsinin, bu sistemli işkencenin bir parçası olduğunu dile getirilmiştir.

Rapora göre, sadece 2020 yılında pandemi önlemleri nedeniyle kontrollü bir şekilde başvuru kabul edilmesine karşın, TİHV’e işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı gerekçesiyle 605 kişi başvurmuştur. Mağdur 562 kişiden 283’ü emniyet müdürlükleri, 73’ü ise polis karakolu gibi resmi gözaltı merkezlerinde işkenceye maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca 134 kişi de kolluk güçlerinin gözaltı ve nakil araçlarında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalmıştır. 1 kişi ise gözaltında şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Raporda İHD Dokümantasyon Biriminin tespitlerine göre; 2020 yılında resmi gözaltı merkezlerinde 10’u çocuk olmak üzere 383 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalmıştır. Bu sayı 2021 yılının ilk beş ayında en az 86 kişidir ve 1 kişi de gözaltında şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir.

Adı geçen raporda, İHD Dokümantasyon Birimi’nin verilerine göre 2020 yılında resmi olmayan gözaltı yerlerinde ve gözaltı dışındaki yerlerde işkence ve diğer kötü muameleye uğradığını iddia eden kişi sayısı 28’i çocuk olmak üzere 397’dir. Toplumsal gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu en az 2 bin 980 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalmıştır. TİHV Dokümantasyon Merkezi verileri, 2020 yılında kolluk güçlerinin toplanma ve gösteri özgürlüğü kapsamında yapılan eylem ve etkinliklere müdahalesi sonucu en az 2 bin 14 kişinin işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığını, 65 kişinin de yaralandığını göstermektedir. 2021 yılının ilk beş ayında kolluk güçlerinin müdahalesi sonucu en az 2 bin 153 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalmış ve 23 kişi ise yaralanmıştır.

TİHV Dokümantasyon Merkezi, 8 Ağustos 2019 tarihinde Ankara’da kaçırılan Yusuf Bilge Tunç’tan halen haber alınamadığını vurgulamaktadır. Benzer şekilde, 29 Aralık 2020 yılında zorla kaçırılan eski Başbakanlık Hukuk Müşaviri Hüseyin Galip Küçüközyiğit tam 9 ay sonra yasadışı gözaltı ve sorgulama işlemleri sonrasında 13 Eylül 2021 Sincan Cezaevi’nde bulunmuştur. Solidarity With Others’ın (Ötekilerle Dayanışma) verilerine göre ise MİT tarafından yurt içinde kaçırma ve yasadışı sorgulama eylemleri dışında 2016-2020 yılları arasında yurt dışında da uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak 23 ülkeden 95 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kaçırılarak Türkiye’ye getirildiği ve işkence altında yasadışı sorgu merkezlerinde ifadeleri alınarak önce polise teslim edildikleri ardından da cezaevine konuldukları ortaya çıkmıştır.

CEZAEVLERİNDE İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

İHD Dokümantasyon Birimi verileri, 2020 yılında hapishanelerde işkence ve kötü muameleye uğradığını iddia eden mahpus sayısını 358 olarak tespit etmektedir. Hapishanelere girişten itibaren çeşitli nedenlerle çıplak arama, kelepçeli muayene, ayakta tekmil vererek sayım, kaba dayak, keyfi disiplin cezaları, hücre cezaları, sürgün ve sevkler yakın tarihte görülmedik boyutlara ulaşmıştır. Sağlık hizmetine erişimin kısıtlanması, cezaevi reviri ziyaret hakkının reddedilmesi, Adli Tıp Kurumu’na, adliyeye ve hastaneye götürülürken kelepçe takılması dâhil kötü muamele uygulamaları, mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi, uzun bir süredir devam eden sorunlar arasındadır.

En son 1 Nisan 2021 tarihinde güncellenen İHD verilerine göre, 604’ü ağır olmak üzere toplam 1 bin 605 hasta mahpus bulunmaktadır. 2020 yılında hapishanelerde en az 37 mahpus “şüpheli bir şekilde”, 16 mahpus intihar ile yaşamını yitirmiştir. TİHV Dokümantasyon Merkezi tespitlerine göre ise 2020 yılında hapishanelerde en az 14 mahpus şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir.

Rakamlar, özellikle 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi sonrası artarak devam eden Türkiye’de sistematik işkence suçunun sürdüğünü göstermektedir. Bu raporda işkence eylemlerinden bazıları, failleri ve mağdurları ile birlikte araştırılmaktadır.



PDF

İŞKENCECİLER RAPORU – 1


If you do not have enough budget to buy the e-book, but want to get the book and do something for the oppressed in Turkey.

Please fill the survey and get your e-book free.


Recent Posts